Myndos

Topografik Yapı
Muğla İli, Bodrum İlçesi, Gümüşlük Beldesi sınırları içerisinde kalan ve antik coğrafyada Karia kentlerinden birisi olan Myndos, Strabon’un da tanımladığı gibi, Halikarnassos’un hemen yakınında, Kos’un Skandaria Burnu’nun karşısında, Termerium Burnu üzerinde yer alan bir kıyı kentidir. Kentin güneybatı uzantısında Kocadağ ismi verilen bir yarımada, güney doğu uzantısında ise Asar Adası ismi verilen küçük bir ada yer almaktadır. Myndos’u Halikarnassos’a bağlayan tepelerin arasındaki karayolu bağlantısı üzerinde pek çok zengin ve verimli vadi ve bu vadilerde bulunan bayırlarda karşılıklı rüzgar değirmenleri ve küçük köy yerleşimlerinin olduğu tahmin edilmektedir. Bu araziler kara bağların, diğer bir ifade ile siyah üzümün memleketi olarak bilinmektedir.



Daha Büyük Görüntüle

Tarihçe
Kentin ilk olarak İ.Ö. 2. binde Palaimindos adı ile Lelegler tarafından kurulduğu tahmin edilmektedir. Strabon’un rivayet ettiğine göre Myndos, Bodrum Yarımadası üzerinde kurulan 8 Leleg kentinden birisidir. Diğer Leleg kentleri: Termera, Side, Madnasa, Padasa, Uranium, Telmessos ve Theangela/ Syangela’dır. Yine Strabon’a göre, Karia Satrabı Mausolos İ.Ö. 4. yüzyılın ortalarına doğru sekiz kentten altısını boşaltarak, buralarda yaşayan insanları zorla Halikarnassos’a yaşamaya mecbur bırakmıştır. Bu zorunlu göç esnasında Myndos’a dokunulmamış, hatta, kent Mausolos’un parasal yardımı ile o dönemin modern şehircilik anlayışına göre yeniden inşa edilerek, etrafı sur duvarı ile çevrilmiştir. Palaimindos olarak adlandırılan eski kentin Kocadağ olarak adlandırılan Yarımada üzerinde kurulu olduğu tahmin edilmektedir. Günümüze kadar ulaşan kentin büyük bir bölümü Mausolos tarafından kurulan yeni kente aittir. Bununla birlikte Roma İmparatorluk çağında da büyük eklemelerin söz konusu olduğu tahmin edilmektedir.

Herodot, kentin, yaklaşık İ.Ö. 500 yılında Perslere karşı İonya Ayaklanmasını başlatan Milet Tiranı Aristagoras’ın donanmasına bir gemi verdiğinden, Attik-Delos Deniz Birliği’nin ilk üyelerinden birisi olduğundan ve Birliğe 12 talent vergi ödediğinden bahsetmektedir. Bu ağır vergi yüzünden bir süre kentin gerilediği tahmin edilmektedir.

İ.Ö. 334′de B. İskender’in Myndos’u kuşattığı, ancak kenti alamayınca Halikarnassos’a doğru yöneldiği rivayet edilmektedir. Kent, ancak İ.Ö. 333 yılında B. İskender’in komutanlarından Ptolemaios ile Asandros’un  Karya Satrapı Orontobates’i yenilgiye uğratarak bütün Karia Bölgesi’ni ele geçirmesinden sonra B. İskender idaresine geçmiştir. B. İskender’in ölümünden sonra, Myndos, bir süre merkezi Mısır’da bulunan Ptolemaioslar Hanedanlığı’nın idaresine girmiştir (İ.Ö. 308-275). Sonrasında ise bir süre Lysimakhos Hanedanlığı’nın hakimiyeti altındadır. İ.Ö. 201 tılındaki Lade Deniz Savaşı’nda Rhodos donanması bir müddet Myndos Limanına sığınmıştır. İ.Ö. 197′de ise kenti Rhodos koruması altında görmekteyiz. İ.Ö. 196 yılında Suriye Kralı Antiokhos’a karşı Rhodos’la işbirliği yaparak bağımsız olmuştur. Myndos’un ilk kendi şehir sikkelerini bu bağımsızlıktan sonra darp ettiği tahmin edilmektedir. Daha sonra Pergamon Krallığı idaresine giren kent, İ.Ö. 133′de III. Attalos’un bıraktığı vasiyetname ile Roma’ya egemenliği ile tanışmış ve İmparatorluğun Küçük Asya Eyaletinde bulunan kentlerinden birisi olmuştur.
İ.Ö. 44 yılında Caesar’ın öldürülmesinden sonra Brutus ve Cassius Roma Cumhuriyeti adına Anadolu’ya egemen olduğu bilinmektedir. Bu dönemde Cassius donanması ile birlikte bir süre Myndos limanında barındırmıştır. Ancak Brutus ve Cassius’un M. Antonius tarafından yenilgiye uğratılması, bu egemenliğin kısa süreli olmasına ve bir süre için Myndos’un Rhodos’un hakimiyetine geçmesine neden olmuştur. Ancak Rhodos’un sert bir yönetim sergilemesi sonucu oluşan huzursuzluk, kentin tekrar Roma egemenliğini tercih etmesine neden olmuştur.
Kent, Hıristiyanlık döneminde Amyndos adı altında, Karia Eparchiası’na bağlı bir piskoposluk merkezine dönüşmüştür. Böylece Myndos’un geç dönemine ait bilgilere de sağlıklı bir şekilde ulaşmak mümkün olmaktadır. Karia Eparchiası’na dahil olması nedeniyle kent hakkındaki bilgileri İ.S. 375′deki konsül listelerinin yer aldığı Hierokles’ten almaktayız.
Sürdürülen kazılara göre, kentte yaşam İ.S. 14. yüzyıla kadar devam etmiştir. Özellikle kıyı bölgelerindeki sıtma salgınları nedeniyle kent sakinleri bugünkü Karakaya Köyü gibi daha iç bölgelere göç etmişler ve böylece kent tamamen terk edilmiştir.

Araştırma Tarihi
Kentle ilgili modern araştırmalar 1800′Iü yıllarda başlamak üzere çoğunlukla seyyahlar tarafından yapılmıştır. Bu dönemde tiyatro ve stadyum gibi günümüze ulaşamayan yapılardan da bahsedilmektedir. Yine 19. yüzyılda W.R. Paton ve J.L. Myres şehri gezmiş, çoğunlukla yazıtlar üzerinde incelemeler yapmışlar ve kentin bir Leleg yerleşmesi değil de, Hellen kenti olduğunu öne sürmüşlerdir. Bu görüşlerini de Stephanos Byzantion ve Plinius’un Myndos’u bir Hellen kenti olarak tanımlamasından hareket ederek desteklemişlerdir.
Fr. Beaufort 1811′de Anadolu’da yaptığı gezi ve araştırmalarını Karamania adlı eserinde toparlamış ve Myndos Limanı’nın girişindeki dalgakıran da dahil olmak üzere bazı kalıntılar hakkında bilgi vermişlerdir.
1850′lerde kent silüetinde tepelerin yamaçlarında düzgün kesme taştan örülmüş teras duvarları ve birkaç mezar dikkat çekmektedir. Myndos ve çevresiyle ilgili araştırmalar yapan C. T. Newton limandaki kıyı düzlüğünde bir tapınak büyük bir kilise ve hamamdan söz etmektedir.
1950′li yıllarda ise G.E. Bean kenti ziyaret etmiş, liman ve şehir dokusunu oluşturan yapılar hakkında halen büyük ölçüde faydalandığımız bilgileri aktarmıştır.
Kentte modern araştırmalar ilk olarak 2004 yılında Prof. Dr. Mustafa Şahin başkanlığında bir heyet tarafından yüzey araştırmaları ile başlamış, ilk bilimsel arkeolojik kazılar 2005 yılında Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi başkanlığında ve Mustafa Şahin’in danışmanlığında yapılmıştır. 2006 yılından bu yana ise 17.03.2006 tarih ve 2006/10227 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Uludağ Üniversitesi adına Prof. Dr. Mustafa Şahin tarafından bilimsel arkeolojik kazılara devam edilmektedir.

Yoruma kapalı.